
Ağız hijyeni, temizliği, diş veya ağız içi enfeksiyonu ya da yiyeceklerden dolayı ağız kokabilir. Toplum içinde utanç verici bir durumdur, insanlardan uzak durmak, kimseyle öpüşmemek gerekir.
Özellikle soğan, Sarımsak, baharatlardan meydana gelen kokul
Ağız hijyeni, temizliği, diş veya ağız içi enfeksiyonu ya da yiyeceklerden dolayı ağız kokabilir. Toplum içinde utanç verici bir durumdur, insanlardan uzak durmak, kimseyle öpüşmemek gerekir.
Özellikle soğan, Sarımsak, baharatlardan meydana gelen kokular eskimiş, çürük yiyecekleri yiyince de ağız içinde oluşur.
Diş uzun süre fırçalanmazsa mikroplar ve pislikle ağız içinde yerleşerek kötü kokulara sebep olur. Günlük olarak dişleri 3 kez fırçalamak, ağzı sürekli yıkayıp temizlemek, gargara yapmak hatta ferahlatıcı nefes spreylerini ya da sakızlarını kullanmak iyi bir çaredir.
Düzenli olarak dişçi kontrolüne de gidilmelidir. Diş fırçası 3 ayda bir değiştirilmelidir. Mide ya da akciğer enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı da bilinen sebeplerindendir.
Diğer nedenleri sinüs enfeksiyonu, diyabet sorunu, hormonal değişikliklerdir. Ağız ve dil her zaman temiz tutulmalıdır. Yukarıdaki kurallara uyulmalıdır.
Ağız kuruluğunu önleyin. Ağız kuruluğu kötü nefese yol açar. Susuzluk özellikle de açlık sebeplerindendir. Uzun süre aç kalmayın.

Diş eti iltihabı periodontal bir hastalık türüdür. Diş etlerindeki iltihaplanma ve enfeksiyon hastalığı, diş etlerini, periodontal ligamenti, destek dokularını ve diş yuvalarını da içerir. Plak yataklarındaki uzun vadeli etkilenme sonucu oluşur. Bakteri p
Diş eti iltihabı periodontal bir hastalık türüdür. Diş etlerindeki iltihaplanma ve enfeksiyon hastalığı, diş etlerini, periodontal ligamenti, destek dokularını ve diş yuvalarını da içerir. Plak yataklarındaki uzun vadeli etkilenme sonucu oluşur. Bakteri plağı ve gıda artıklarına maruz kalan mukusa ve dişin yapışkan kısımları etkilenir. Bu, diş çürümesinin önemli bir nedenidir. Eğer plaklar temizlenmezse diş dibinde kötüleşerek sert tartarlara dönüşür.
Plak ve tartar tahrişi diş eti iltihabını alevlendirir. Bakteri ve toksinler diş etini enfekte ederek şişmesine ve hassaslaşmasına sebep olur. Güçlü fırçalama ya da sert diş ipi kullanma diş etinde kanamaya yaralanmaya çürüğe ve iltihaba neden olur. Şu nedenlerle de diş eti iltihaplanabilir: genel sağlık bozukluğu, kötü ağız hijyeni, gebelik ve kontrolsüz diyabet. Yanlış protez, köprü, dolgu kenarları ve kötü ağız aletleri de tedavi sürecinde iltihaplanmaya neden olabilir.
Belirtileri, yumuşak fırçalamada bile kanama görülmesi, diş etinde parlak veya kırmızı-mor görünüm, dokununca yumuşayan diş eti, ağız yaraları, şişmiş diş eti, parlak bir görünüm.
Tedavisinde, amaç inflamasyonu yani iltihaplanmayı azaltmaktır. Diş hekimi dişleri iyice temizler. Çeşitli alet ve cihazlar ile diş uyuşturulur ve plak ve tartar kaldırılır. Profesyonel diş temizliğinden sonra dikkatli bir ağız hijyen ve bakımı gerekir. Yılda 2 kez dişçiye gidilmelidir. Antibakteriyel ile ağız yıkanmalıdır. Diş ipi ve fırçası sürekli kullanılmalıdır.

Ağız kokusu halitozis : Çoğunlukla fena ağız kokusunun sebebi (%90 oranda) ağız içi kaynaklıdır. Diğer sebeb ise mide-barsak yada üst solunum yolu rahatsızlıklarıdır.Bunlara ilaveten özellikle çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin
Ağız kokusu halitozis : Çoğunlukla fena ağız kokusunun sebebi (%90 oranda) ağız içi kaynaklıdır. Diğer sebeb ise mide-barsak yada üst solunum yolu rahatsızlıklarıdır.Bunlara ilaveten özellikle çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin gözüken ağız kokusu oluşabilir.Bazı sistemik hastalıklardda da (diabet gibi) fena koku (ağız kokusu) görülmektedir.
Ağız kokusunun sebebleri başlıca;
1-kokulu yiyecekler
2-diş çürüğü
3-periodontal (dişeti ve çevre kemik dokusu) hastalıklar
4-sürekli ağız kuruluğu
5-tütün kullanma
6-yetersiz ağız hijyeni (kötü bakım)
Dişhekiminiz size ağız kokusunun sebebinin belirlenmesinde yardımcı olur eğer sebeb ağız içi kaynaklı ise bu sorununuzun giderilmesinde gerekli tedavi planlamasını yapar.
Ağız kokusunu neler yapar :
Yediğimiz gıdalar solunumumuzu etkiler , özellikle soğan sarımsak gibi yiyecekler kan dolaşımımıza geçerler, oradan akciğerlere transfer edilir ve nefesimizle dışarı atılır. Diş fırçalama ,dişipi kullanımı ve ağız gargaraları ,sakız çiğneme ağız kokusunu sadece geçici olarak maskeler. Vücut gıdayı elimine edene kadar koku kalır.Diet yapanlarda düzensiz yemek yemeğe bağlı olarak fena ağız kokusu olur.
Düzenli ağız bakımı olmazsa,gıda artıkları dişler arasında ,dilin ve dişetlerinin üstünde birikerek ağızda kalır ,belli bir süre sonra kokuya sebeb olur.Protezlerinde iyi temizlenememesi fena kokuya sebeb olur. Periodontal sağlığın bozulduğunun en önemli habercisi de fena ağız kokusudur.

Sahura kalkanlar yemek sonrası dişlerini mutlaka temizlemeli.Ramazan ayında oruç tutanlara önemli uyarı. Sahura kalkanlar yemek sonrası dişlerini mutlaka temizlemeli.
var zid=133259;
Atatürk Üniversite
Sahura kalkanlar yemek sonrası dişlerini mutlaka temizlemeli.

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri
Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir. Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.
Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir. Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.
Horlama ciddi bir sorun mudur?
Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır. Uyku apnesi diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.
Horlama tedavi edilebilir mi?
Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.
• İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.
• Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.
• Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.
• Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.
• Aşırı yorgunluktan sakınmalı.
• Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli.
• Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.
• Yatağınızın baş tarafı daha da olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
• Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.
Her pozisyonda horlayan kişiler ağır horlayan olarak isimlendirilir. Bu kişilerin daki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır. Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.
Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Lazerin kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.
Horlama ortadan kaldırılabilir mi?
Kilo fazlalığının horlamanın en önemli nedenlerinden biri olduğu bilinmektedir. Kilo fazlası olup zayıflayan hastaların %80′inde horlamanın önemli derecede azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı görülmüştür. Kilo verme, özel şekilli yastıklar, ağız veya buruna yerleştirilen bazı cihazların kullanılması, uyku ilaçları, sakinleştirici ilaçlar ve alkol kullanımından kaçınma gibi yöntemler horlamanın kontrolünde yararlı olabilir. Ancak bunların hepsi, yaşam koşullarında önemli değişiklikler yapılmasını ve bunun sürekli olmasını gerektirir.
Günümüzde, horlamayı ortadan kaldıracak etkili bir yöntem vardır. “Laser uvulo-palatoplasti (LAUP)” adı verilen bu cerrahi yöntemle yumuşak damaktaki dokular yeniden şekillendirilmekte ve horlama önlenebilmektedir. Bu ameliyatın başarı oranı %85-90 arasındadır. Ameliyatta, lazer ışını ile yumuşak damaktaki dokular dikkatle küçültülmekte ve zamanla dokuların iyileşip gerginleşmesiyle uyku sırasındaki titreşimleri, yani horlama ortadan kalkmaktadır. Ameliyatta lazer ışınının kullanılmasının nedeni, lazerin yumuşak dokuları kanamaya neden olmadan kesme yeteneğinin bulunmasıdır. Ameliyat yaklaşık yarım saat sürmekte ve boğazı uyuşturacak şekilde lokal anestezi ile yapılmaktadır.
Pek çok hastada bir kez tedavi ile istenen sonuç alınmaktadır; ancak, bazı hastalarda ameliyatın en erken dört hafta aralıkla olmak üzere tekrarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Bazı hastalarda horlama tamamen ortadan kalkmasa bile, şiddeti azalmaktadır.
LAUP ameliyatını takip eden birkaç gün ile iki hafta arasında boğaz ağrısı hissedilmekte ve ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınmaktadır. Hastaların çoğu birkaç gün içinde normal hayatlarına dönmekte ve çalışmaya başlayabilir hale gelmekte, sadece ağır kaldırma gibi zorlayıcı bedensel faaliyetlerden kaçınmaları istenmektedir. Ameliyatın etkilerinin görülme zamanı kişiden kişiye değişmektedir. Bazı hastalarda sonuç hemen alınmakta, ameliyatın yapıldığı gün horlama kesilmektedir. Diğer hastalarda, ameliyatın sonucu bir aya kadar ortaya çıkmakta ve kesinleşmektedir.
LAUP için uygun bir aday olup olmadığınızı nasıl anlayacaksınız?
Öncelikle muayene olmanız gerekir. Doktorunuz horlamanız, burun tıkanıklığı ve genel sağlık durumunuz ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyacaktır. Daha sonra baş ve boyun bölgesine ağırlık verilen muayeneniz yapılacaktır. Bundan sonra muhtemelen, “obstrüktif uyku apnesi” bulunup bulunmadığını araştırmak üzere uyku laboratuarında bir uyku çalışması yaptırmanız istenecektir. Uyku çalışması, uyku laboratuarında bir gece geçirmenizi ve bu sırada beyin dalgaları, kalp atımları, kandaki oksijen miktarı, solunum düzeni gibi verilerin kaydedilmesini gerektirmektedir. Bu uyku çalışmasını takiben, doktorunuz LAUP da dahil olmak üzere olası tedavi seçeneklerini belirleyecektir.

İlerleyen yaşla beraber bazen dişlerden bazıları kaybedilebilir. İlerleyen yaşın yanı sıra kazalar sonucu dişlerini kaybeden kişiler de mevcuttur. Kaybedilen dişin yerine hem görünüşü güzelleştirmek hem de sağlıklı bir ağıza kavuşmak için protez dişler uy
İlerleyen yaşla beraber bazen dişlerden bazıları kaybedilebilir. İlerleyen yaşın yanı sıra kazalar sonucu dişlerini kaybeden kişiler de mevcuttur. Kaybedilen dişin yerine hem görünüşü güzelleştirmek hem de sağlıklı bir ağıza kavuşmak için protez dişler uygulanır.
Çıkarılabilir parçalı protezler her gece yatmadan önce çıkarılabilen ve alt veya üst dişlerden sadece bir bölümü için uygulanan protezlerdir. Çıkarılabilen parçalı protezler sağlam dişlere bağlanır. Bu bağlantı noktaları gözle görülmeyen estetik bir görünüm oluşturur. Bu protezler genellikle yüksek kaliteli plastikten veya porselenden yapılır.
Çıkarılabilir parçalı protezler kullanıcılara büyük faydalar sağlar. Dişlerinin çoğunu kaybetmiş birisi yemek yemekte, konuşmakta zorluklar çekebilir. Ayrıca gülümsekten utanarak kendine olan güvencini yitirebilir. Bununla birlikte çıkarılabilir parçalı protezler stabil protezlere oranla daha az kullanışlıdır.
Çıkarılabilir parçalı protezler ağıza yerleştirildikten sonra bu protezlere alışmanız biraz zaman alabilir. Doktorunuz size protezleri nasıl kullanacağınız hakkında gerekli bilgileri verecektir. Kısa bir süre sonra siz de protezlerin kullanımına alışacaksınız.
Sert kıllı diş fırçaları protezlerinize zarar verebilir. Protezleri temizlerken mutlaka ağızınızdan çıkarın ve ince kıllı hassas bir fırça ile temizleyin. Bununla birlikte protezler gece yatarken suda bekletilirse daha kullanışlı gün boyu daha kullanışlı olur.

• Diş ağrısı tedavisi için ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmal
• Diş ağrısı tedavisi için ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
• Diş ağrısı tedavisi için kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır.
• Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir.
• Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.
• Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.
• Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.
• Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir.
• Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır.
• Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
• Diş ağrısı tedavisi için bir an önce dişhekimine başvurulmalıdır.

Ağzınızın kötü koktuğunu nasıl anlarsınız? En kolay yolu parmağınızla dilinizin arka kısmından tükürük alın ve elinizin üst kısmına koyarak bir dakika kadar bekleyin ve ardından elinizi koklayın. Eğer ağız kokusundan şikayetçi iseniz işte size ağız kokusu
Ağzınızın kötü koktuğunu nasıl anlarsınız? En kolay yolu parmağınızla dilinizin arka kısmından tükürük alın ve elinizin üst kısmına koyarak bir dakika kadar bekleyin ve ardından elinizi koklayın. Eğer ağız kokusundan şikayetçi iseniz işte size ağız kokusundan kurtulmanıza yardımcı olacak 10 tavsiye.
1- Dişlerinizi ve dilinizi günde iki defa fırçalayın: Dişlerinizi fırçalarken dilinizi de fırçalamayı unutmayın. Dilinizi fırçalayarak ağız kokusuna neden olan bakterilerden kurtulabilirsiniz.
2- Günde en az bir kere dişlerinizi diş ipi ile temizleyin: Diş ipi yaparak dişlerinizin arasında kalan yemek artıklarından daha kolay kurtulursunuz. Bu sayede ağızda bakteri oluşumunu engelleyerek kötü ağız kokusundan kurtulabilirsiniz.
3- Gargara yapın: Ağzınızda aşırı plak oluşumu varsa günde mutlaka en az bir kere gargara yapmanız gerekir.
4- Florür içeren diş macunları kullanın: Florürlü diş macunları diş çürüklerinin önüne geçerek ağız kokusunun da ortadan kalkmasına yardımcı olur.
5- Bol bol su için: Su azlığı ağız kuruluğuna neden olarak ağız kokusuna davetiye çıkarır.
6- Midenize dikkat edin: Mide asidi kötü ağız kokusuna neden olabilir. Bu nedenle mide asidinin açığa çıkmasına neden olan mide rahatsızlıklarına karşı kendinizi koruyun.
7- Sinüslerinizi kontrol edin: Sinüs iltihabı ağız kokusuna neden olabilir.
8- Yoğurt yiyin: Yoğurt ağızda iyi bakterilerin oluşmasını sağlar. Bu sayede ağız daha sağlıklı hale gelir.
9- Xylitol içeren sakız çiğneyin: Sakız çiğnemek ağzın daha fazla tükürük salgılamasını sağlar. Böylece ağız kuruluğu ortadan kalkar ve ağızdaki bakteriler yıkanmış olur.
10- Düzenli olarak diş hekiminize gidin: Sağlıklı bir ağız için her altı ayda bir doktor muayenesinden geçmek gerekir.
Bu yöntemler ağız kokunuzun durmasına yardımcı olmazsa mutlaka bir diş hekimine danışınız. Bazı durumlarda ağız kokusu kronik bronşit, diyabet, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları gibi ciddi sorunların habercisi olabilir.

Çoğu yetişkin kişi kötü ağız kokusundan muzdariptir. Her dört kişiden birinde nefes problemi yaşanır. Ağız kokusu genelde, ağız içindeki bakteriler tarafında getirilen protein çökeltilerinden oluşur. Ayrıca hava yollarını, mide ve yemek borusunu etkileyen
Çoğu yetişkin kişi kötü ağız kokusundan muzdariptir. Her dört kişiden birinde nefes problemi yaşanır. Ağız kokusu genelde, ağız içindeki bakteriler tarafında getirilen protein çökeltilerinden oluşur. Ayrıca hava yollarını, mide ve yemek borusunu etkileyen diğer olası ağız kokusu nedenleri şöyledir.
Diş çürümesi, diş eti hastalıkları, dişlerin arasında biriken yiyecek kalıntıları, ağız kuruluğu, dil üzerindeki aşırı bakteriyel hareketlenme, boğaz ve bademcik enfeksiyonu, nezle. Solunum yollarını etkileyen nedenler. Sinüzit, polipler, kuruluk, yabancı cisim, mukus akışı ya da hava engeli, bronşit, pnömoni, akciğer bronşlarının genişlemesi. Mide ve yemek borusunu etkileyen nedenler. Gastrit ve gıda reflüsü, gıda cansızlığı nedenlerdir. Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları, açlık, diyet, oruçlu olmak başlıca sebeplerindendir. Ağızdan kaynaklanmayan sebeplerden oluşan ağız kokusu oranı %13’tür.
Ağız kokusu, kötü nefes sorunu hemen hemen çoğu kişide mevcut olduğundan, dişçiye görünmede fayda vardır. Dişçi kontrolünden önce kesinlikle koku giderici maske takmayın. Hastalığı ortadan kaldırmak için herhangi bir gıdadan uzak durmak gibi bir çare varsa, diş tedavisi ya da gereken tedavi yapılır. Bu konuda uzman bir kişiye görünmek faydalıdır. Kötü nefes kokusu, sosyal hayatı olumsuz yönde etkiler. Kişi endişe duyar ve çoğu ortamdan uzak kalmak ister.
Bize düşen görevler ise şöyledir:
Düzenli ağız ve diş bakımı ve hijyeni sağlama. Diş ipi kullanma ve dişleri fırçalama. Diş hekiminin veya eczacının önerdiği bir diş temizleyicisi kullanma. Dilin arkası için dil temizleyicisi kullanma, yatmadan önce gargara yapma, bol sıvı tüketmek ve kahveden kaçınmak, süt ürünleri, et ve balık yedikten sonra ağız temizliği yapmak, ağzınızı kuru hissettiğinizde şekersiz sakız çiğnemek, taze ve lifli sebzeler yemek, düzenli dişçi ziyaretleri ve profesyonel diş temizliği yaptırmak. Ağzınızdaki köprü ve protezleri kontrol ettirin, burnunuz tıkalıyken uyumayın, tarçın kullanın, sigara içmeyin, lokmaları iyice çiğneyin.

